Akademik Baskıyı Azaltmak Başarıyı Arttırıyor!

Çocuklara öğrenmenin zor bir süreç olduğunu söylemek, başarısızlık korkusunu azaltıyor!

Amerikan Psikoloji Birliği’nin yayınladığı yeni bir araştırmaya göre, çocuklara her şartta başarılı olmak zorunda oldukları mesajını vermek yerine, başarısızlığın öğrenme sürecinde normal olduğu öğretildiğinde; akademik başarıları ve özgüven seviyeleri yükseliyor.

Fransa’daki Poitiers Üniversitesi araştırmacılarından Frédérique Autin’ e göre, kültürel olarak zeka ve yeterliliği başarı ile ilişkilendirme eğilimine sahibiz. Bunun sonucunda öğrenciler de başarı takıntısı geliştiriyor ve yeni bilgi edinecekleri adımlar atmaktan çekiniyorlar. Buna karşın başarısızlığın öğrenmenin doğasında olduğunu kabul etmek, öğrenmenin önünde duran yetersizlik hissini kırmayı sağlıyor.

Poitiers Üniversitesi profesörlerinden Jean-Claude Croizet’ye göre ise, akademik başarının öğrencinin potansiyelini ortaya koyduğuna inanılıyor; oysa öğretmenler ve ebeveynler bilgiyi sunuş tarzlarını değiştirerek bir öğrencinin başarı seviyesini ciddi şekilde arttırabilirler.

Altıncı sınıf öğrencileriyle yapılan araştırmada, hiçbir öğrencinin çözemeyeceği, oldukça zor anagram problemleri veriliyor. Sonra iki gruba bölünen öğrencilerin, bir kısmına problemlerin zorluğu hakkında bilgi veriliyor, çözememelerinin normal olduğu anlatılıyor ve tıpkı bisiklete binmek gibi pratik ile çok daha iyi olabilecekleri söyleniyor. Diğer gruptaki öğrencilere ise sadece problemleri nasıl çözmeye çalıştıkları soruluyor.

Tüm öğrenciler daha sonra işler bellek (kısa zamanlı hafıza) kapasitesini ölçen bir test çözüyorlar. İşler bellek test sonuçları; okuduğunu anlama, problem çözme yeteneği ve IQ seviyesi (zeka katsayısı) gibi akademik başarı için belirleyici unsurları kapsıyor. Öğrenmenin zor olduğu bilgisi aşılanan öğrencilerin sonuçlarına bakıldığında, diğer gruba göre çok daha yüksek performans sergiledikleri görülüyor.

Çocuklara akademik anlamda yaklaşımımız adına araştırma sonuçlarından alınacak en önemli ders, öğrencilerin başarısızlığı algılayışının başarılarından daha etkin olduğu. Bir başka deyişle, başarısızlığa toleransı olmayan çocuklar, ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar ilk başarısızlıklarında tüm performanslarını olumsuz etkileyen bir hayal kırıklığı yaşarlar. Oysa başarısızlığın öğrenme sürecinin bir parçası olduğunu bilen ve buna tahammül edebilen çocuklar, yılmadan daha rahat öğrenme süreçlerine devam edebilirler.

Anne ve babalar için çıkarılacak sonuç ise, çocukların yalnızca notlarına odaklanmak yerine, onların gelişimlerine dikkat etmektir. Öğrenme zaman alan bir süreçtir ve bu süreçte her adım ödülü hak eder. Özellikle, akademik anlamda öğrenme ile ilk karşılaşılan yaşlarda, çocukların başarısızlık kavramı ile tanışmaları, bunun sürecin bir parçası olduğunu anlamaları ve gelişimin her basamağının değerli olduğunu öğrenmeleri çok önemlidir.

Uzm. Psk. Şeyma Çavuşoğlu Itri & Psk. Sezin Gündoğdu

Kaynakça:

Autin, F. & Croizet, J. (2012). Improving Workin Memory Efficiency by Reframing Metacognitive Interpretation of Task Difficulty. Journal of Experimental Psychology, 141 (4), 610-618.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s