ÇOCUĞUNUZ OKULA GİTMEK İSTEMEDİĞİNDE NE YAPABİLİRSİNİZ?

Okul dönemi yaklaştıkça ailede heyecan başlar. Anne ve baba, çocuklarının en önemli sosyalleşme basamaklarından birini atmasına günler kala, bunun sevinci içindedir. Çocuk ise bu mutluluğu paylaşıyor da olabilir, daha endişeye yakın bir duygu yaşıyor da…

Okul öncesi, çocuğun nasıl hissettiğini ve okula gitmeye dair nasıl bir tutum içinde olduğunu anlamak çok önemlidir. Eğer çocuk, okul öncesi ya da okula başladıktan sonra, okula devam etme isteği duymuyorsa, hatta okul onun için korkulacak bir yer halini almışsa, anne ve babanın çocuklarına yardımcı olmaları gerekir. Okula gitmeyi ertelemek bir çözüm değildir. Önemli olan, çocuğun okula gitmesi gerektiğini ve bunu keyif alarak yapabileceğini anlamasıdır.

Okul, genellikle çocuklarda zamanla oturan bir kavramdır. Özellikle ilk günlerde çocuklar, neden okula gitmeleri gerektiğini ve okulun, oyundan ve anne ya da baba ile evde vakit geçirmekten neden daha önemli olduğunu anlamak da zorlanabilirler. Bu noktada, çocuğa anlayacağı bir dilde eğitimin ve okulun önemini,  edineceği bilgilerin ona neler kazandırabileceğini ve okulun zevkli yanlarını anlatmak gerekir.

Aynı zamanda, büyük bir sosyalleşme öğesi içeren okul yaşamı da çocukta kaygı yaratıyor olabilir. Daha önce yaşıtlarıyla sıkça beraber vakit geçirmemiş ya da anne ve babasından ayrı kalmakta güçlük çeken çocuklar, arkadaş edinememe ve sevilmeme korkularıyla okula gitmekten çekiniyor olabilirler.

Anne ve babanın, çocuklarının sosyalleşmesine yardımcı olacak ve kendine güvenini arttıracak birkaç öneride bulunması faydalı olabilir. Örneğin, havalı bir sihir numarası öğrenmek, çocuğun diyalog başlatmak için kullanabileceği bir beceri edinmesi demektir. Böyle bir yöntemle özgüvenini destekleyen çocuk, yaşıtlarının arasına daha rahat karışabilir.

Eğer çocuk, okul ile ilgili yaşadığı strese bağlı karın ya da baş ağrısı gibi fiziksel şikayetlerden yakınıyorsa, bunların yaşadığı kaygının yan etkileri olabileceğini anlamak da fayda var. Stres ya da korkusundan dolayı çocuğa olumsuz tepki ya da öfke göstermemek önemli. Cezalandırmamak ya da onun kendini daha da kötü hissetmesine neden olacak şekilde davranmamak gerekir.

Çocuklar için sevilmek, ait hissetmek ve kendini eşdeğer görmek önemlidir. Bunu hissetmek için de yanlarında tanıdıkları ve ortak anılar paylaşmış oldukları kişileri ararlar. Anne ve baba, okula gitmek de isteksiz davranan bir çocuğun okula daha rahat uyum sağlayabilmesi için tanışıklığı arttıracak aktiviteler organize edebilir. Örneğin, anne ve baba öğretmenden destek alarak birkaç veliyi çocuklarıyla beraber dışarıda buluşmaya ikna edebilir. Böylelikle, çocuk anne ya da babasının yanında tanıştığı kişiler ile okulda karşılaştığında tanıdık birkaç yüz göreceği için kendini daha güvende hisseder.

Çocuğu okula gitmek konusunda isteksiz ve endişeli olan anne ve baba, ellerinden geldiğince duruma çocuklarının gözünden bakmayı denemelidir. Okul başlangıcının çocukları için ne kadar büyük bir anlam ifade ettiğini anlamak, kaygısını da anlamalarına yardımcı olacaktır. Anne ve baba, çocuklarına endişe ve korkularına çözüm yolları bulmasında yardımcı olmalıdır.

 Şeyma Çavuşoğlu Itri

Uzman Klinik Psikolog

seyma@nadisdanismanlik.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s