UYKU EĞİTİMİ 2: YAKIN UYUMA YÖNTEMİ (CO-SLEEP)

Uzun bir aradan sonra sizlere ikinci bir uyku eğitimi yöntemi olarak Yakın Uyuma Yöntemi’nden bahsedeceğiz. Bebeğinin ağlamasına dayanamayan ve kararlı olamayan anneler için Yakın Uyuma Yöntemi oldukça başarılı bir yöntem olarak kabul edilir. Bu yöntemi tercih eden anneler, bebeklerine olabildiğince yakın uyumalılar. Bebeğin yatağını, anne babanın yattığı oda içerisinde bulundurmak, bu yöntem için bir diğer uygun seçenek olabilir.

Yakın Uyuma Yöntemi,  özellikle ilk birkaç ay yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Ancak bazı araştırmalar göstermiştir ki bu yaygınlık bebeğin yaşı büyüdükçe değişmeye başlar. Araştırmalara göre 1 aylık bir bebekle aynı yatağı paylaşan ebeveynlerde, yorgunluk hissi daha azken 3 aylık bir bebekle aynı yatağı paylaşan ebeveynin daha çok yorgunluk hissettiği bulunmuştur.

Ebeveynlerin bebekleri ile aynı odada uyuması değişik sebeplere bağlıdır. Bunlardan biri bebeğin geceleri ebeveynine yakın uyumasının önemli olduğu düşüncesidir. Diğer sebepler ise zorunluluk hali olabilir. Örneğin küçük bir evde yaşıyor ve bebeğinize ayrı bir oda ayıramıyorsanız, yeni doğan bebeğinizi kardeşi ile aynı odaya koymaya hazır hissetmiyorsanız ya da kalabalık bir ailede yaşıyorsanız. Bazen de ebeveynler, bebeğin uyku problemlerini çözebilmek adına onlarla birlikte uyumayı tercih eder. Geceleri sürekli uyanmak ve bir diğer odaya gitmek, ebeveyni yorduğu için bebeği yanlarına almak, bu uyku modeline yol açan etkenler arasındadır.

Bu uyku biçiminde üzerinde durulması gereken, bebek ile aynı yatağı paylaşmak değil ancak bebeğin beşiğini ya da yatağını kendi yatağınıza olabildiğince yakın tutmak olabilir. Çünkü bebekle aynı yatağı paylaşmak bir takım risk faktörleri doğurur.

Bebekle beraber uyuma fikri ebeveynlerin hoşuna gider. Çünkü uyandıkları an bebeklerini hemen yanlarında görmek hoşlarına gider. Bebeği yanında uyuyan bir anne, gece uyanması yaşayan bir bebeğe anında destek olarak, güven problemi yaşamasına engel olur. Bunun dışında, gece, uykusu bölünen bir anne için yanında uyuyan bebeği emzirmek her zaman daha kolaydır. Bebek ile aynı yatağı paylaşmak, onunla daha çok vakit geçirmek olarak görülür.

Anne ile bebeğin birlikte uyumasının yukarıda saydığımız gibi olumlu özellikleri olduğu gibi, olumsuz özellikleri de vardır.

Yatakta rahatsız uyuyan ya da çok hareketli uyuyan bir bebekten ebeveyn etkilenebilir. Bebek hareketlenmeye başladığında tekme atar, döner, uyuma pozisyonunu değiştirir ve ebeveynler bu hareketlilikten dolayı düzenli bir gece uykusu geçiremezler.

Bebek yüzünden ebeveynlerden birinin bir başka odada uyuması, anne-babanın birbirlerine ya da bebeğe kızgınlık duymalarını sağlar. Bebeğin ve ebeveynin uyku zamanları denk gelmeyebilir, ebeveynin bebekle birlikte erken yatması gerekir dolayısıyla ebeveynin akşamları kendisine ayıracağı vakitler kısalır. Aynı zamanda ebeveynin özel yaşam süresini de azaltır. Eğer böyle bir durum yaşıyorsanız sizi neyin yönlendirdiğini anlamaya çalışın. Eşinizle uyumak istiyorsanız, uyumalısınız ama ayrı uyumak istiyorsanız ve bunun için bebeğinize kızmak yerine kendi problemlerinizin ne olduğunu görmeye çalışın.

Birlikte uyumak, ebeveyn ve çocuk arasındaki ilişkiye bağlı olarak ortaya çıkan uyku sorunlarının gidermesini zorlaştırır.  Bütün bu saydıklarımıza ek olarak, birlikte uyumanın getirdiği en önemli olumsuzluk, ‘’Ani Çocuk Ölümü Sendromu (AÇÖS)’’ riskini arttırmasıdır. Yatakta kullanılan yumuşak yastıklar ve buna benzer malzemeler AÇÖS ve boğulma riskini arttırır. Ayrıca ebeveynin alkol ve ilaç kullanımı, yatakta uyuyan insan sayısının artması ve çocuğun dar bir alanda uyuması, ebeveynin derin uyuması da bu riski arttıran etkenler arasındadır.

Beraber uyuma yöntemini uygulamak isteyen ebeveynler, olumsuz özellikleri ortadan kaldırmak için bir takım önlemler alabilirler. Bebeği sırt üstü yatırmak, evde sigara içmemek, oda ısısını belirlenen uygun bir derecede tutmak ve bebeği buna göre giydirmek bu önlemler arasında sayılabilir. Bazı çalışmalara göre de bebeği emzikle uyutmak, Ani Çocuk Ölümü Sendromu riskini azaltmaktadır. Ancak araştırmalara göre bebek uyku esnasında emziğini ağzından attıktan sonra, emzik yeniden takılmamalıdır çünkü uyurken atılan emzik, emziğin koruyucu etkisini kaybettiğini gösterir. Yine de emziğin AÇÖS’na karşı nasıl bir koruma sağladığı açığa kavuşmuş değildir. İki ile altı ay arasında AÇÖS riski önemli ölçüde azalır.

Yatağın yüzeyinin düz ve sert olması, çocukla yatan kişi sayısının az olması, yatağın diğer mobilyalardan uzakta olması da risk faktörlerinin azaltılmasında kullanılacak yöntemlerdir.

Eşiyle birlikte uyumayı tercih eden, bebeğin hareketliliğinden rahatsız olan ve birlikte uyuma yöntemini aynı yatakta gerçekleştirmek istemeyen ebeveynler, bebeklerinin yataklarını odalarına alarak doğabilecek sorunların üstesinden gelebilirler. Böylelikle çocuk hem tek başına uyumayı öğrenir ve sizin de erkenden yatağınıza gitme zorunluluğunuz ortadan kalkar.

Yakın Uyuma Yöntemi’ni de tercih etmek istemeyen ebeveynlerimiz için bir sonraki yazımızda diğer uyku yöntemlerinden bahsedeceğiz.

Hazırlayan: Psk. Ecem ÖZTUNA

Referanslar:           

Ferber, R. (2011). Çocuklarda Uyku Sorunları ve Çözümler. İstanbul: Gün Yayıncılık .

Midell, J. A. (2007). Sleep Deprived No More. Cambridge: Marlowe & Company.

Stirling, S. (2011). Çocuğunuz ve Uyku. İstanbul: Mikado Yayınları.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s